Doc.Dr.Tuncay Neyisci
Bu rapor 1997 yili Eylul ayinda yerinde yapilan gözlem ve incelemeler ile,
elde edilebilen yazili dökümanlara dayanilarak hazirlanmistir.
Giris
Mugla ili ulkemizin önde gelen turizm merkezlerinden birisidir. Turizmin bu bölgede gelismesini saglayan kaynak degerlerin basinda dogal ve kulturel degerler gelmektedir. Benzer iklim ve deniz özelliklerini tüm Ege ve Akdeniz kiyilarinda yasamak mümkündür. Mugla ve bu arada Fethiye kiyilarini diger kiyilardan farkli yapan özelliklerin basinda kizilcam ormanlari ve maki bitki örtüsü tipinin tüm yil boyunca yemyesil süsledigi benzersiz peyjaj degerleri sunan sayisiz koylarin bulunmasidir. Ornegin, Kusadasi yöresinde turizm efes, Milet, Didim, meryem Ana giibi antik yerlesimlerle kültürel merkezli bir yapi gösterir. Bu durum Aspendos, perge, Side ile Antalya için de geçerlidir. Ancak fethiye, Marmaris için durum cok farklidir.Buralarda Turizm Gökova, Göcek, Ölüdeniz körfezleri gibi doga merkezli bir yapi gösterir. Bir baska anlatimla turizm Fethiye yöresinde agirlikli olarak bu dogal degerleri pazarlamak için gelismistir ve gelisimi bu kaynak degerlerin korunmasiyla yakindan ilgilidir. Benzer iklim ve deniz özellikleri baska yerlerde de bulunabileceginden, bu degerlerin kaybedilmesi bölge turizminin temel dinamiginin ortadan kalkmasi anlamina gelir.
Bozulmamis dogal kaynaklar, turizm, kentlesme, sanayi, vb etkinliklerle giderek azalmakta, nitelik kaybinin yaninda giderek gelisen ekoturizm bu sinirli kaynaklara olan talebin giderek artmasina da yol acmaktadir. Bu acidan bakinca, konaklama tesisleri bakimindan zengin turizm merkezlerine yakin bölglerdeki dogal alanlarin korunmasi gelecekteki turizm talebinin devami ve karsilanabilmesi acisindan son derece onemli bir kaynak degeri kazanmaktadir.
Bölge turizminin yakin ve uzun dönemli statejisi bu tür dogal kaynakli tanimlanmasina, korunmasina, ekolojik tasima kapasitelerinin üzerinde ve dogal dokuyu bozabilecek nitelikte kullanimlarina izin verilmemesi ilkelerine dayandirilmak zorundadir. Gelecekte “tenhalik” en önemli ve güc bulunabilir turistik bir pazarlama ögesi haline gelecektir. Günümüz gelismeleri bunu net bir biiiicimde belgelemektedir. Turistik tesisin her yerde ve istenilen standartta ve büyüklükte yapilmasi olasidir. Ancak bozulan bir dogal degerin tekrar eski haline getirilebilmesi olanagi hemen hic yoktur.
Insani degil dogayi merkeze alan yeni bir anlayis ve dusunus bicimi giderek yayginlasmakta ve turizm telebini onemli olcude etkilemektedir. Tipki Dalyan-Iztuzu’nda oldugu gibi, artik plajlari sadece insanlarin kullanabilecegi dogal degerler olarak algilamaktan vazgecerek, deniz kaplumbagalariyla paylasmaya razi olusumuz, daha dogru bir ifade ile, razi olmak zorunda kalisimiz orneginde oldugu gibi, denizleri baliklar ya da Akdeniz Foklariyla, daglari ormanlar ya da dag kecileriyle, gokyuzunu kuslar ya da kelebeklerle paylasmamiz gerektigini giderek daha net goruyor ve anliyoruz.
Uygulayicilarin kisa donemli hirs ve baskilarina karsin, karar verici ve politika olusturucu konumdaki kurumlerin turizm hareketindeki bu koklu degisimleri iyi etud etmeleri ve kararlarina yansitmalari zorunlulugu vardir. Aksi takdirde cok az yatirimla cok buyuk gelirler getirebilecek ve yakin cevremizde alternatifi bulunmayan dogal degerlerimizi tuketerek turizmimizi siglastirma ve yok etme tehlikesi cok yuksektir.
Fethiye Uzunyurt Koyu Gemile (Kabak) Koyu’nun dogal sit alani olarak tanimlanmasi konosonda Tabiat ve Kültür varliklarini Koruma Kuruluna sunulmak uzere, adi gecen koyun ekolojik ve turistik özelliklerine iliskin bir rapor hazirlanmasi gerekli gorulmustur. Halihazirda adi gecen koyun kuzey yamaclarinda Uzunyurt koyunun Kabak mahallesine ait olarak 15 hanelik bir yerlesim ve bunlara bagli tarim alanlari bulunmaktadir. Vadi tabaninda Ozyer firmasi tapulu arazisinde 120 odali bir turistik konaklama tesisi insaatina baslamis bulunmaktadir. Yine ayni vadi tabaninda, isletilmekte olan basit yapida turistik tesisler bulunmaktadir.
Koyun Ozellikleri
1- Zirvesi yaklasik 2000 metreye ulasan Baba Dagi’nin guneyinde, Oludeniz’e 12 km ve Kelebekler Vadiisi olarak bilinen koya 4 km mesafede olan Kabak Koyu, etrafi yuksekligi yaklasik 1200 metreye ulasan sarp kirectasi daglariyla cevrili dar bir vadidir. Vadi daha genis bir alana sahip olmasi ve daha vahsi gorunumunun yaninda, kelebekleri ( Kaplan), selaleleri, bitki ortusu zenginligi, dag kecileri, keklikleri vb ile ekolojik yapi olarak Kelebekler Vadisi2nin benzeridir. Jeomorfolojik ve biyolojik zenginlikler bakimindan Kelebekler Vadisine oranla daha üstün degerlere sahiptir. Bilindigi gibi, Kelebekler Vadisi, Izmir II No.lu Kultur ve Tabiat Varliklarini Koruma Kurulunun 8.2.1995 gun ve 4603 sayili karari ile 1. Derecede dogal sit statusune alinmistir. Bu nedenle kelebekler Vadisini 1. Derecede dogal sit alani olarak ilan etmek icin gecerli olarak kabul edilmis olan tum nedenlerin kabak Koyu icin de gecerli olmasi gereklidir. Kaldi ki Kabak Koyu ekoturizm potansiyeli acisindan kelebekler vadisine oranla cok daha genis imkanlara sahip bulunmaktadir.
Biyolojisi geregi Kaplan Kelebekleri ( Jersey Tiger) yosunlarla kapli dar ve dik yamacli vadiler, nisbi hava rutubetini yükselten selalleler, funda yada yabani sarmasik ciceklerine bagimlidirlar ve bunlarla birlikte bulunurlar. Mayistan baslayarak yaz aylarinin sonuna kadar kelebek halinde butun gunu cok sinirli olan enerjilerini gereksiz yere tuketmemek icin golge ve rutubetli yerlerde hareketsiz kalarak gecirirler. Sik sik insanlar tarafindan urkutulerek ucmaya zorlanmalari, enerjilerini tuketerek olmelerine neden olabilir. Bu nedenle, yasama lanlarinda kesinlikle rahatsiz edilmemeleri gerekir. Bu vadilere yapilacak gezilerde bu hususun dikkate alinmasi gereklidir ve son derece ozenli olunmasi gerekir.
Ulkemizde konaklama tesisi yapilabilecek pek cok uygun alan varken, kaplan kelebekleri sadece bu iki vadide genis bir populasyon sergilemektedirler. Bu nedenle bölgenin siki ve bilincli koruma altina alinmasi gereklidir.
2-Gökova, Gocek ve Oludeniz ulkemizin yat turizminin en unlu mekanlarini olusturmaktadir ve bu alanlarin büyük bir bölumu ozel koruma statusu altina alinmis bulunmaktadir. Oludenizin kuzeyinde kalan sahiller güneyinde kalan sahillere oranla cok daha fazla yat tarafaindan ziyaret edilmektedir. Bu kiyi bandi ayni zamanda Bern Sözlesmesi ile koruma latina alinmis ve nesli tehlikede tur olarak tanimlanmis Akdeniz Foku’nun(Monachus monachis) da yasama alnlaridir. Akdenizde sadece 500 bireyinin kaldigi tespit edilen bu memeli türü insanlardan kacmaktadir. 1997 yilinda henüz kesin olarak belirlenemeyen bir nedenle yüzlercesinin yasamini yitirdigi ve populasyonunun cok daraldigi saptanmis bulunmaktadir. Insanlardan kacma ozelligi de yasama alanlarinin daralmasinda etkili olmaktadir. Oludeniz Patara kumsali arasindaki insan ulasimindan uzak plaj ve magaralar bu turun cevredeki ender ve belkide son barinaklarindan birini olusturmaktadir. Korunabilmeleri bu kiyi bandinin mutlak surette insan yogunlugundan uzak tutulmasina baglidir. Bu nedenle, Kidrak(Silkar) Koyu2ndan baslayarak Patara kumsalina kadar uzanan tum bu kiyi bandinin 1. Derece dogal sit alani olarak tanimlanmasi, uluslararasi dikkatlerin uzerinde oldugu Akdeniz Foklarinin korunabilmasi icin cok yerinde olacaktir.
3-Kidrak Koyu-Patara kumsali arasindaki kiyi bandi Fethiye ve çevresindeki yerlesik turistik tesislere destek saglayan onemli ekolojik ozelliklere sahiptir ve bu ozellikler daha once hazirlanmis olan raporlarda ayrintili olarak verilmistir ve bu nedenle burada yinelenmeyecektir. Bu degerlerin, bu alan icinde yasayan yerel insanlarda birlikte korunmasini ve gelistirilmesi yore turizmine bu alan icine yapilacak ve alanin degerini dusurecegi kesin olan turistik tesislerden cok daha onemli ve anlamli katkilar saglayacaktir.
Ekolojik zenginliginin yaninda son derecede carpici payzaj degerlerine sahip bu bçlgede bu zenginlik ve degerleri olumsuz yonde etkileyecek, toprak kaymasi ve heyelanlara neden olmasi kuvvetle muhtemel kara yolu ulasimindan vazgecilmesi ve deniz ulasiminin tercih edilmesi bolgeye giris-cikis denetimini de kolaylastiracaktir. Kirilgan bir yapidaki Kelebekler ve Kabak Vadilerinin bu tür denetimlere ihtiyaci vardir.
SONUC
Kelebekler Vadisinin 1. Derecede dogal sit alani olarak tanimlanmis olamasi, benzer özelliklere sahip olan Kabak Vadisinin de 1. Derece sit alani kapsami icine alinmasini zorunlu kilar. Biyolojisi geregi Kaplan Kelebekleri her iki vadide de insanlar tarafindan rahatsiz edilmeye duyarli olduklarindan ekosistemin en kirilgan ogesini olusturmaktadirlar ve mutlak korunma ihtiyacindadirlar. Bu vadilere giris cikislarin ve kullanim bicim ve yogunluklarinin uzmanlar tarafindan belirlenmesi gerekir. Benzer bir durum yasama alanlari surekli daralan ve nesli tehlikede (Kirmizi liste) bir tür olan Akdeniz Foklari icin soz konusudur. Kidrak Koyu ile Patara Kumsali arasindaki kiyi bandinin Akdeniz foklari için koruma alani olarak ayrilmasi gereklidir.
Endemik türler, anit agaclar, kulturel yapilar, jeolojik ve jeomorfolojik olusumlar da dahil bu biyolojik ve ekolojik degerlerin yore turizmini destekleyen degerler oldugu, bu degerlerin yitirilmesinin bolge turizmini onemli olcude ve olumsuz yonde etkileyecegi kesindir. Bu anlamda Kabak Koyu ve çevresi aktif bir turizm alani olarak degil, aktif turizmi destekleyen bir kaynak olarak degerlendirilmelidir.
Dunya olceginde hizla degisen turizm talebi ve bu talebi karsilayabilecek nitelikteki kaynaklarin sinirliligi incelendiginde sozu edilen kaynaklarin ne anlama geldigi daha iyi anlasilabilecektir. Kabak Koyu da dahil mutlak koruma altina alinmis bolgenin ekoturizm yoluyla Fethiye ve çevresi turizmine getirecegi katki bu bolgenin turistik yapilasmalara acilmasi ile getirebileceginin cok uzerinde ve cok daha uzun soluklu olacaktir. Bu nedenlerle Kabak Koyunun 1 derecede dogal sit alani olarak tanimlanmasi gereklidir.
Imza
15 Eylül 1997
Doç Dr.Tuncay Neyisçi